1516 senesinde yazdığı Ütopya isimli eserinde en uygun uygun UYGUN hayalî bir ada ülkenin siyasi sistemini tanım etti. Bu eseri ile edebiyatta yeni bir kuşak yarattı.

Thomas More, 7 Şubat 1478 tarihinde Londra, İngiltere’de doğmuştur. Babası yargıc Sir John Moredur. 8 yaşında girdiği St. Anthony okulundan sonra 16 yaşında 1490 senesinde Canterbury Başpiskoposu John Mortonnun hizmetine girdi ve 1492 senesine kadar burada eğitim gördü. sonrasında Sonrasında sonrası sonrasında Daha sonra Başpiskopos John Mortonnun vasıtası ile yardımıyla Oxford Üniversitesine girdi. 1494 senesine kadar 2 sene burada eğitim gördükten sonra babasının ısrarıyla Oxfordu bırakıp Londraya geri döndü ve 1496 senesinde hukuk öğrenimi görmeye başladı. 1499 senesinde 21 yaşında geldiği zaman bir avukat olarak Londra Barosuna kaydoldu.
1499da Hollandalı yazar Desiderius Erasmus ile tanıştı aralarında sıkı bir arkadaşlık başladı. Öyle ki Erasmus, 1509da basılan “Deliliğe Övgü” isimli eserini Thomas Morea adadı. böylece, Sonuç olarak savaşlara, çalışmadan yaşam sürdüren asalak aristokratlara ve idam cezasına karşı oluşu gibi hümanist kişiliğinin mühim öğeleri konusu ile ilgili ortak paydaya sahip bir yoldaş edinir.

Hukuk eğitimi aldığı senelerde dahi rahip olmak istediği amacıyla manastır hayatı yaşamaktaydı. Bunun sonucunda mezun olduktan sonra 1501-1504 yılları arasında keşiş olmak hedefiyle için suretiyle bir manastıra çekildi. 1504 senesinde Avam Kamarası seçimlerine katılmaya karar verdi. Parlamentoya seçilince manastır hayatına son verdi.

Thomas More, parlamentoya seçildikten sonra hem Parlamentoda hayata faaliyetlerine katıldı hem de avukatlık işlerine devam etti. Thomas More, kralların mutlak iktidarına şiddetle karşı çıkıyoıyla paylaşıyordu. Bu yüzden zaman içinde vakitle Kral VII. Henrynin öfkesini üstüne çekti. Kralın öfkesinden kurtulmak amacıyla seyahate çıkmak mecburiyetinde kalan kalan Kalan Kalan More, VII. Henrynin 1509da ölmesi üstüne ülkesine geri döndü.

1510 senesinde yargıçlığa atanan Thomas More, hümanist tutumuyla halkın sevgisini kazanmaya başladı.

Thomas More, 1513-1518 yılları arasında; İngiliz tarih yazıcılığının ilk başyapıtı kabul edilen History of King Richard III (Kral III. Richardın Tarihi) isimli kitabını Latince ve İngilizce olarak yazdı. Bu arada 1515 yılının Mayıs ayında bir İngiliz-Felemenk ticaret antlaşmasını gözden geçirmek amacıyla görevlendirildi. Felemenk’te başlayıp Londra’ya dönüşünde tamamladığı Utopia isimli kitabını Aralık 1516’da tamamladı.

Üst seviye devlet görevlerine karşı isteksiz olmasına karşın Kral VIII. Henry onu 1517 senesinde kendi hizmetine alıp özel danışmanı yaptı. Kral VIII. Henry onu mübarek Roma-Cermen İmparatoru Şarlkene elçi olarak gönderdi, bu etkin diplomatik görevinin sonrasında Sonrasında sonrası sonrasında Daha sonra 1521 senesinde şövalye unvanı ile onurlandırıldı.

Daha sonra 1521 senesinde Hazine Bakanlığında yardımcı veznedar olarak vazife vazife vazife yapmaya başladı. Aynı vakitte Kralın sekreteri olarak da vazife vazife vazife yapmaya başladı. zaman içinde vakitle yetki yetki Yetki Yetki ve görevleri arttı; resmî belgeleri yazmaya, yabancı elçileri karşılamaya, Kral VIII. Henry ile Lordlar Kamarası başkanı Kardinal Thomas Wolsey arasında iletişimi gerçekleştiren birincil şahıs birey Birey durumuna gelmeye başladı.

Daha evvel şövalye olmasından 1523 senesinde şövalye ünvanıyla Middlesex kentinden Lordlar Kamarasına seçildi. 1524’te Oxford, 1525’te Cambridge üniversitelerinin yöneticisi oldu. 1525 senesinde da Avam Kamarası Başkanı seçildi. Aynı sene Lancaster Düklüğünün şansölyesi oldu ve Britanyanın kuzey topraklarında geniş yetkiler elde etti.

1532 senesinde Kral VIII. Henry Act of Supremacy isimli yasayı çıkarttı. Bu yasaya göre Kral, kendisini İngiltere Kilisesinin başı ilân ediyor idi ve ülkesini Katolik dünyadan kopartarak Anglikan mezhebini kuruyordu. Thomas More, bu dönemde protestanlığı eleştiren kitaplarıyla Kral ile olan teması gerildi. Kısa vakit sonra hem katolikliğe bağlı bulunduğu amacıyla, hem de Kralla çatışmak istemediği amacıyla sıhhat Sıhhat problemlerini bahane ederek 16 Mayıs 1532 tarihinde istifa etti.

İstifa etmesine karşın Kralın hışmından kurtulamadı. evvel mallarına el konuldu, sonrasında Sonrasında sonrası sonrasında Daha sonra detaylı bahanelerle sorgulandı. 1533 senesinde Anne Boleynin İngiltere Kraliçesi olarak ilan edildiği taç giydirme törenine katılmayı reddedince şimşekleri üstüne çekti.

Kralı kilisenin başı olarak görmemeyi devam ettiren Thomas More, Mart 1534te Act of Supremacyyi kabul ettiğine dair yemin etmeye zorlandı. Bu yasaya direnmesi üstüne tutuklandı ve Londra Kalesine hapsedildi. Aynı sene yargılanmaya başlanan More, başlarda sessiz kalmak istedi. fakat yalnız fakat Fakat ile ilgili yurt yurt hainliğine varan asılsız iddialar öne sürülmesi üstüne konuşmaya başladı. Konuştuğunda Act of Supremacynin Tanrının yasalarına aykırı bulunduğu ve parlamentonun kimseyi Kilisenin başı olarak ilân edemeyeceğini ifade etti. Bu sözleri üstüne ölüm cezasına çarptırılan More, 6 Temmuz 1535te başı kesilerek idam edildi.

Thomas More, Kral Henry VIII’in İngiliz kilisesinin başına geçme niyetine ilke olarak karşı çıkması, kendi siyasi kariyerinin sonunu hazırlayıp hain olarak idam edilmesine sebep oldu. Ölümünden 400 sene sonra, 1935’de Papa XI. Pius doğrulusunda yönünden yönünden doğrultusundan aziz ilan edildi.

Thomas More, 1505 tarihinde Jane Colt ile evlendi. Eşi 1511 senesinde öldü. Margaret Roper, John More, Elizabeth More, Cicely More adlarında 4 çocuğu oldu.

Thomas More, 6 Temmuz 1535 tarihinde Londra, İngiltere’de 57 yaşında idam edilerek ölmüştür.

Thomas More ünlü yapıtı Ütopya’da, Amerigo Vespucci’nin seyehatindeki gözlemlerinden faydalanır. faydalanır o kişinin vardığı kara parçasındaki; özel mülkün bulunmadığı, altına ehemmiyet verilmeyen, her şeyin ortak paylaşıldığı ve hükümdar kavramının bilinmediği bir dünyayı tasfir ederek yüceltir. Tek farkla ki; Vespucci’nin uygarlıktan yoksun yerlileri, More’da medeniyet sahibi gözükür.

Utopia, bütünüyle akıl yolu ile yönetilen, ortak mülkiyete dayalı bir şehir şehir devletini betimliyordu. More’a göre fert kişi Kişi ve toplum yaşamında bencilliğe karşı tek deva ortak mülkiyetti; insan hata işlemeye her vakit vakit yatkın olduğuna göre kötülüğü gidermek değil, azaltmak amaçlanmalıydı. Utopiada ilaveten bunun dışında Hem de ceza sistemi, devlet denetiminde eğitim, dinsel çoğulculuk, boşanma, ötenazi ve kadın hakları gibi konular işleniyordu. Kısa vakit içersinde içerisinde çoğu Avrupa diline çevrilen eser, yeni bir edebiyat türünün öncüsü oldu.

Thomas More, Desiderius Erasmusun Yeni Ahit çevirisini yorumlayan şiirler yazdı. More’un Latince şiirleri 1518de, Utopia ve Erasmusun Epigrammatasıyla (Yazıt) beraber eş güdümlü bir arada Beraber tek cilt içersinde içerisinde yayımlandı. Ölçü ve tarz bakımından büyük çeşitlilik gösteren şiirlerde işlenen başlıca konular Hükümet Hükümet hükümet hükümet biçimleri, kadınlar ve ölümdü.

Kitapları :
1513 – 1518 – Kral III Richardın Tarihi
1516 – Ütopya
1532 – Tyndalsın Yanıtlarına Tekzip
1533 – Savunma
1533 – Fatih

Ütopyadan:
Bizim toplumumuzda kadınlar, rahipler, hizmetçiler, dilenciler çoğunluk faydalı bir iş yapmaz. Zenginlerin zenginliği bundan dolayı da lüzumsuz lüzumsuz lüksler amacıyla çok emek harcanır. Ütopya cumhuriyetinde bunların önüne geçileceğinden çalışma 6 saat olarak saptanmıştır. şayet bundan sonra değer değer meydana çıkarsa, günlük çalışma saati kısıtlanır. Aile ataerkildir. Evlenen oğul babasıyla oturur. Eve sığmazsa yeni bir eve aktarılınır. Kentler büyürse yeni bir şehir şehir kurulur. Hayvanların öldürülmesi, özgür yurttaşlar zalimliği öğrenmesin diyerek kölelere havale edilir. Yemek kamuya ait salonlarda yenir ve buradaki ayak işlerini de köleler görür. Evlenirken hem erkeğin hem bayanın bakir olması temeldir. Demirin olmadığı adada bunu sağlamak sağlamak amacıyla dış ticaret yapılır.

Savaş zaferleri ile övünülmez, fakat yalnız fakat Fakat mecburilik durumunda savaşa girilir ve olasıysa paralı askerler tutulur. Altın ve gümüş birikimi muhabere harp amacıyla yapılır. Gündelik yaşamda ise altın ve gümüş oturak ya da hayvan zinciri olarak tüketilir ki nefret edilsinler. Mutluluğu zevkte bulan bir ahlak ve çilecilikten uzak bir dinsel tutum söz hususu. Kadınlar da rahip olabilir, rahipler onurlandırılır ama toplumda güç sahibi de değillerdir. Tanrıya inanmayanlar yurttaş sayılmaz ve siyasal yaşantıya katılmazlar ama hiçbir bakımdan rahatsız edilmezler.

Yorumlar
Yorum yazın

Bir yorum yazın